Râvi
Abdullah İbni Selâm
Eserde 2 rivayeti bulunuyor.
- Kaynaktaki Ad
- Abdullah İbni Selâm
- Kaynakta Geçen Diğer Ad Biçimleri
- Ebû Yûsuf Abdullah İbni Selâm
- Künye
- Ebû Yûsuf
- Fihristteki Yeri
- IV, 416-417
Kısa Bilgi
Abdullah İbni Selâm
Künyesi Ebû Yûsuf olan Abdullah İbni Selâm, Yûsuf aleyhi’s-selâm neslindendir. Asıl adı Husayn iken Peygamber Efendimiz onun adını Abdullah olarak değiştirdi. Kendisi, Medine civarına yerleşmiş olan yahudi kabilelerinden Benî Kaynukâ’ya mensuptu. İslâmla şereflenmeden önce yahudi âlimi idi. Ne zaman müslüman olduğu ile ilgili çeşitli rivayetler varsa da, bunlardan en yaygın olanı şöyledir: Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde Kubâ’ya varınca, Abdullah yanına gelmiş ve kendisine bazı sorular yöneltmişti. Peygamberimiz’in o sorulara verdiği cevaplar üzerine, bu cevapları ancak…
En Çok Geçtiği Ana Bölümler
- Selâm Bölümü 1 hadis
- Faziletler Bölümü 1 hadis
Abdullah İbni Selâm
Künyesi Ebû Yûsuf olan Abdullah İbni Selâm, Yûsuf aleyhi’s-selâm neslindendir. Asıl adı Husayn iken Peygamber Efendimiz onun adını Abdullah olarak değiştirdi. Kendisi, Medine civarına yerleşmiş olan yahudi kabilelerinden Benî Kaynukâ’ya mensuptu. İslâmla şereflenmeden önce yahudi âlimi idi. Ne zaman müslüman olduğu ile ilgili çeşitli rivayetler varsa da, bunlardan en yaygın olanı şöyledir: Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde Kubâ’ya varınca, Abdullah yanına gelmiş ve kendisine bazı sorular yöneltmişti. Peygamberimiz’in o sorulara verdiği cevaplar üzerine, bu cevapları ancak peygamber olan birinin verebileceğini söyleyerek İslâm’a girdi. Sonra da halası dahil olmak üzere bütün ev halkının İslâm’a girmelerini sağladı. Peygamber Efendimiz’in cennetle müjdelediği Abdullah, sahâbe arasında saygı duyulan biri idi. O, Uhud savaşına da katıldı. Yahudi kabilelerinden Benî Nadîr’in muhasarasında bulundu ve Benî Kaynuka’dan esir alınan kadın ve çocukların muhafaza edilmesi görevi de kendisine verildi. Hz. Ömer zamanında Kudüs’ün fethine ve Sâsânîler’le yapılan Nihâvend savaşına iştirak etti. Hz. Osman’ın evini kuşatan âsîlere engel olmaya çalıştıysa da muvaffak olamadı. Hz. Ebû Bekir ve Hz.Ömer’i öven sözleri vardır. Hz.Ali’ye bîat etmemişti. Fakat ona Irak’a gitmemesi ve Hz.Âişe ile mücadeleye girişmemesi yönünde telkinlerde bulunmuştu. Kur’an’ın şu âyetlerinin onun hakkında nâzil olduğu söylenir: “De ki: Hiç düşündünüz mü? Eğer bu Kur’an Allah katından ise ve siz de onu tanımamışsanız, İsrâil oğullarından bir şâhid de bunun benzerini (Tevrat’ta) görüp inandığı halde, siz inanmaya tenezzül etmemişseniz durumunuz nice olur? Şüphesiz Allah, zâlim bir topluluğu doğru yola iletmez” [Ahkâf sûresi (46), 10]. “İnkâr edenler: Sen gönderilmiş peygamber değilsin! diyorlar. De ki: Benimle sizin aranızda Allah’ın ve yanında Kitâb’ın bilgisi bulunanların şâhitliği yetişir” [Ra’d sûresi (13), 43].
Abdullah, Peygamber Efendimiz’den 25 hadis rivayet etti. Bu rivayetlerin bazısı Buhârî ve Müslim’in Sahîh’lerinde yer alır. Kendisi Muâviye’nin hilâfeti zamanında 43 (663) senesinde Medine’de vefat etti.
Allah ondan razı olsun.